8 Temmuz 2014 Salı

benim küçük adamım ve yol arkadaşım KÜÇÜK PRENS ve bize dair "KÜÇÜK şeyler"



           



      * “En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.”





* “En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.”


Küçük prens....
Neden küçük prens ?
Neden her yerde benimle? Neden yol arkadaşım sadece küçük prens? Küçük prens kitap koleksiyonum nasıl başladı? Nasıl oluşuyor?

* “Sadece evcilleştirdiğiniz kişiyi anlayabilirsiniz. İnsanların hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Herşeyi dükkandan satın alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni.”

Herkes gibi ben de yıllar önce tanıştım, okudum ve elbette çok etkilendim. Sonra hep yaptığım gibi çevreme önerdim, elimdeki küçük prens kitaplarını onlara okumaları için verdim, geri gelmeyince yenilerini aldım ve onları da verdim. Bu yüzden ilk küçük prens kitabım ne yazık ki bende değil ve nerede olduğuna dair de bir fikrim yok. Eğer o kişi bu yazımı okuyorsa geri verirse ona yeni bir küçük prens kitabı alacağıma söz veriyorum. Son küçük prens kitabımın nerde olduğunu hatırlıyorum, Avustralya da.

Yıllar önce nerden aklıma geldi bilmiyorum ki her şeyin bir açıklaması olmuyor bazen. İçimden geliyor ve yapıyorum. Yurtdışı seyahatimde o dilde küçük prens kitabı aldım ve dünya üzerinde en çok farklı dile çevrilmiş kitap olduğunu öğrenince bunun koleksiyonunu oluşturmaya karar verdim. Gittiğim her yerden alacak ve o seriyi tamamlayacaktım. Sonra topladığım kitaplar özel bir nedenle benden gitti. Geri de almak istemedim. Ve iki yıl önce Morocco seyahatimde oldukça hasta bir halde gece Casablanca’dan Marakesh’e giderken araçta sırt üstü uzanmış ve üşürken gökyüzündeki inanılmaz büyük yıldızları seyrettim. 2.5 saat sürdü bu kapkaranlık çöl yolunda o kocaman elimi uzatsam dokunacakmışım gibi duran yıldızları seyredişim. Sonra küçük prens geldi yanıma ve unuttun beni Mey dedi usulca sesiyle. Utandım ve hiçbir şey diyemedim. O da sessizce kayboldu zaten. Sohbet sırasında küçük prens aşkımdan bahsetmiştim bir arkadaşıma (murat s.), ertesi sabah erken başlayan kahvaltıda o arkadaşım elinde Fransızca küçük prens kitabıyla geldi. İlginç bir hikayesi vardı bu kitabın. Aslında sabah yürüyüşünde otel yakınında eski ve kapalı bir kilise görmüş ve benim için bakmış açık mı diye sonra yanında bir kitapçı ve küçük prens kitabı. Elbette güzel bir rastlantı sonucu o kitap yeniden küçük prensi hayatıma getirdi.
 Sonra bunu tüm dostlarıma yaymaya karar verdim. İnternetten de gitmediğim yerlerdeki kitapları alabilirim ancak ben hikayesi olan şeyleri seviyorum. Birisi beni hatırlayarak gidip almalı, ilk sayfasına bir şeyler yazmalı, tarih ve yer belirtmeli.  Ve hikaye üstüne hikayeler oluşmalı. Hiç tanımayanlar bile bana bu kitabı alıp yolladılar. Ve hayatıma güzel hikayeler kattılar. Onlar için benimde bir fotoğraf sürprizim olacak.


(Bu yazının sonunda bana kitap alıp koleksiyonuma destek olan dostların isimlerini de yazacağım ve o liste hep güncellenecek)

Neden küçük prens ? Bu çok sorulan basit soruya cevap vermek benim için zor. Daha iyi anlamanız için önce bu küçük kitabı okumalısınız. Her ne kadar çocuk kitabı gibi bilinse de benim için çok hoş bir felsefe kitabı. Yaşama dair öyle güzel notlar var ki, unuttukça hatırlamak için başucu kitaplarımdan. Tıpkı Şems’in 40 kuralı gibi, tıpkı İncil gibi her gün okuyorum. Çünkü  bu kitapların zaman kavramı yok. Her okuduğunuzda yine bir şey öğreniyor, hatırlıyor ve cevap bulabiliyorsunuz. Ben bu tarz kitaplara yaşayan – canlı kitaplar diyorum. Kitap 23 güzel bölümden oluşuyor ve küçük prensin karşılaştığı olaylar ile bizlere güzel örnekler veriyor. Elbette bu kitabı okumak yetmez anlamak için, çünkü küçük prens diyor ki ;
* “senin oradaki insanlar, dedi küçük prens, bir bahçenin içinde binlerce gül yetiştiriyorlar; ama yine de aradıklarını bulamıyorlar. aslında aradıkları tek bir gülde ya da bir damla suda bulunabilir. ama kördür gözler. insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçekleri görebilir.”

Çocukluğumdan beri yanımda taşıdığım bir peluşum olur. Bu hayvancıklar değişir ama durum hiç değişmez. Hala geceleri peluş bir aslancığa sarılıp uyurum mesela. (12 yıl)
Seyahatlerimde de küçük bir peluş oyuncak çantamda mutlaka yer alır. Bazen gittiğim yerlerde de görüp alırım. Ancak artık sadece pelüşlarım yok yanımda, benimle her yere gelen ve şimdiye dek sadece bir kez evde unuttuğum küçük prens var. O benim en yakın dostum ve yol arkadaşım. Onun yanımda olduğunu bilmek bana huzur veriyor.
Etrafta kötü bir şeyler mi oluyor, O sessizce “bak burada ne güzel bir şeyler var Mey” diyor. O güzeli gösteriyor, iyiyi, unuttuğumuz değerleri. Sonra bilgece “kelebeklerle tanışmak istiyorsan, birkaç tırtıla katlanmak gerek” diyor.
Hem o insan arıyor ve kendine bir dost. Belki de bu yüzden yollarımız kesişti ve biz böyle çok mutluyuz. Evet sıklıkla gezegenini özlüyor ve beni de oraya götürmek istiyor ama sonra İstanbul’u ne kadar sevdiğimi görüp vazgeçiyor. Bence O da bu şehri çok seviyor. Benim dostlarımı da. Onu sorup “nerde senin küçük adam” demelerini seviyor, onlarla fotoğraflarının olmasına bayılıyor. Mesela instagramda  Ertuğrul Özkök’ün Onu her gördüğünde “işte yine çıktı küçük adam”  demesine çok gülüyor. Aynı cümleyi annemden de çokça duyuyor çünkü.
Küçük prens öyle keyifli bir dost ki bilseniz, ahh onu bir tanısanız , eminim ki siz de seveceksiniz. Onunla çok güzel anılarımız var. Çok güzel hikayeler ve fotoğraflar. Ama elbette burada hepsini yazarak sizleri sıkmayacağım. Zamanı geldiğinde sizlerle paylaşacağım. Ama biz büyükler her şeyi planlıyor ve zamanını bekliyoruz. Oysa bizim sandığımız zamanlar bize ait değiller. Böyle konuşmayı küçük prensten öğrendim ama tüm bu düşünceler çocukluğuma ait. Her çocuk böyledir. Sonra büyür ve unuturlar. Sizlerde biraz kendi sesinizi duyup dinlerseniz belki anımsarsınız. Ama önce ruhunuzun kulaklarını dış seslere kapatmalısınız. Ki üzülerek söylemeliyim ki bu her gün sizin için daha da zor oluyor.
Sürekli yanımda olma sebebi, yalnızlığıma en güzel eşlik eden oluşu kısaca.  Sessiz, sakin, sadece güzeli ve iyiyi gören harika bir dost. Bunca negatifliği başka türlü atlatamazdım . O çöldeki yalnızlığını, ben kalabalığın ortasındakini ...


“.....devam edecek” yazmalısın dedi küçük prens, yazdım… 


* “-İnsanlar nerede? Çölde biraz yalnızlık duyuyor kişi...
-İnsanların arasında da yalnızlık duyulur, dedi yılan."

 * "günün birinde üzüntün geçince ( üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum kalacaksın benim. Benimle gülmek isteyeceksin. Bazen, aklına esip pencereni açacaksın… dostların senin gökyüzüne bakıp güldüğünü görünce hayretler içinde kalacaklar. O zaman sen de onlara, yıldızlar beni hep güldürür, diyeceksin. Aklını kaçırdığını sanacaklar. Ben de sana iyi bir oyun oynamış olacağım…”


 * “Peki insanlar nerde?” dedi küçük prens. “İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.”
“İnsanların içinde de öyle hissedersin.” dedi yılan. “Arada pek fark yoktur.”

* "Büyükler sayılara bayılırlar. Tutup onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açsanız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.
Deseniz ki: "Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı". Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama "yüzbin liralık bir ev gördüm" deyin, bakın nasıl: "Aman ne güzel ev" diye haykıracaklar."







* "seni seviyorum MEY" dedi küçük prens, "iyi ki varsın " dedim ve ekledim " hiçbir yetişkin insan bunun ne kadar önemli olduğunu anlamayacak"

MMEY, 7.7.02,02
















5 yorum:

  1. Yazıyı ikinci okyuşum. Yaklaşık 1 ay önce okumuştum. Şimdi daha içine girerek okudum. Çok etkilendim. Zaman vermek istemiyorum fakat en musait zamanda küçük prensi alıp okuyacağım ve size birseyler yazıp göndereceğim. Sizinki gercekten masallardaki sevgiden saygı duyuyorum.

    YanıtlayınSil
  2. Yazınızı ikinci defa okudum. Bundan bir ay önce okumuştum zannedersem. Küçük prensle ilişkiniz çok sıcak masallarda kalan cinsten gerçekten çok etkilendim en kısa zamanda okuyup size göndermek istiyorum. saygılarımla

    YanıtlayınSil
  3. Yazınızı ikinci defa okuyorum. Küçük prensle olan ilişkiniz muhteşem çok etkilendim. En kısa zamanda okumaya çalışacağım sizede göndereceğim.

    YanıtlayınSil
  4. teşekkürler. :) keyifli okumalar. sonrasındaki düşüncelerinizi de merakla bekliyorum.

    YanıtlayınSil
  5. küçük prens sevilmez mi... küçük prens tenimde adlı kıtabınızı inceliyordum linkler beni bu yzıya getirdi. iyi ki de getirmiş tanışmış olduk.

    YanıtlayınSil

tüm soru ve yorumlarınız için lütfen yazın .